Sen öyle bir şeysin nasıl anlatacağımı bilemem. Şimdiki sadece senin onda birin etmeyecek bir deneme.
(daha fazla…)
Sen öyle bir şeysin nasıl anlatacağımı bilemem. Şimdiki sadece senin onda birin etmeyecek bir deneme.
(daha fazla…)
2 sene olmuş buraya gelmeyeli
2 sene de iyice gençleşmiş ankara
ama iyiye gitmiyor durumu
istanbul ne kadar kötüyse
ne kadar zalimse istanbul
ankara da öyle olmuş
şuan da ankara,
istanbul’un 5 yıl önceki hali gibi
ama mutlu görünen acı dolu şehirler
her acının üzerine beton döken şehirler
mutlu olmak için her şeyi barındıran
ama mutsuz olan şehirler
istanbul ankara
ama şimdi ANKARA
Çüşşşş.. Diyerek başlamak nasıl olur bu yazıya bilmiyorum ama, daha önce arayı hiç bu kadar açmamıştım.
Ama burası genelde derdimi paylaştığım yer olduğundan dolayı, hiç daha önce bu kadar dertsiz olmamıştım.
Terbiyesini bozmadığım bir blogtu burası. Söz vermiştim güya bi’ burası kalsın diye ama yok. Etmeden olmuyor.
Rahatlatmıyor başka türlü.
Oyuncağım olmuştur kelimeler çoğu zaman.
Edebiyat dersimin zayıf olmasına rağmen cümlelerim kurşun gibidir.
Tabi şu aralar eskisi kadar iyi değilim.
Ama kelimelerle oynamayı seviyorum. (daha fazla…)
Uzun zaman olmuş yine saçmalamayalı.
Her şeyim değişti tabi.
Unuttum geri de bıraktıklarımı.
Ama en ilginç yanı da, yeniden sevmeye başladım istanbul’u.
(daha fazla…)
ey digi digi aşk..
nereden vuracağını iyi biliyorsun beni..
kendime neresinde engel olamayacağımı iyi biliyorsun..
fenalardan vuruyorsun beni..
hem de çok fenalardan..
beni en çok rahatlatan ve sakinleştiren şeylerden biri çay yada kahve eşliğindeki sigara..
diğeri ise buraya saçma sapan şeyler yazmak.. (daha fazla…)
Bir suredir sacmalamiyordum.. Bu araligi kapatabilmek icin biraz sacmalik yazayim dedim.. Bakalim neler sacmalayacagim..
• Istanbul icin siradan bir aksam.. Yagmurun ardindaki soguk bir hava.. Son baharin verdigi guzel tat ile agaclardan dusen sari yapraklari izleyerek yuruyordum.. Isten yeni cikmistim.. Saat henuz yediydi.. Elmadag’dan taksim meydana dogru adim adim gidiyordum.. Bir elimde semsiye ve aksam icin biraz aperatif (daha fazla…)
Bu blog’un da kaderi bu olsa gerek..
Ya sadece depresif zamanlarda, ya da sadece kafa bi’ dünya zamanlarda buraya bir şeyler yazılması..
Değil yazı yazmaya, oturmaya zamanım yok ki, be ne yapayım..
Neyse.. şuan buraya yazmamın amacı, o kadar uzun zamandır kafamdan atamadığım biri hakkında olayları özet geçmek.. (daha fazla…)
hayat nasıl bir şeydir ki böyle..
bir dakikası diğerini tutmuyor..
günü gününe uymuyor..
bir gün mükemmel geçiyor.. (daha fazla…)
ne kadar severim yazmayı anlatamam..
anlatamam okumayı ne kadar sevdiğimi..
ikisinden de çok sevdiğim ise dinlemektir bilgili birilerini.. (daha fazla…)