Bugün farkettim ki biraz birikim yapıp ilk iş istanbul’u terk etmek olmalı. Iyice yaşanmaz hale geldi istanbul. Ne araba kullanılabilir bir şehir, ne de otobüse binilebilir.
Bugün farkettim ki biraz birikim yapıp ilk iş istanbul’u terk etmek olmalı. Iyice yaşanmaz hale geldi istanbul. Ne araba kullanılabilir bir şehir, ne de otobüse binilebilir.
Hep merak edip durduğum bir şey geldi yine aklıma. Şimdi bunu yazmaya başlarken de ikincisi geldi hatta. Allah bize bir beyin vermiş, ama gerisini köy vermiş gibi hissediyorum hep.
Continue reading
Zor, yazı yazmak zor.
Yazı yazmak için malzeme gerekir.
Konuşmak için anlatacak bir şeylerin olması gerekir.
Şuan yazıyorsam bir şeyler buraya, demekki yazacak bir şeyler var demektir.
Şuan öyle çok sıkılıyorum ki, ne diye hem de. Continue reading
Sen öyle bir şeysin nasıl anlatacağımı bilemem. Şimdiki sadece senin onda birin etmeyecek bir deneme.
Continue reading
2 sene olmuş buraya gelmeyeli
2 sene de iyice gençleşmiş ankara
ama iyiye gitmiyor durumu
istanbul ne kadar kötüyse
ne kadar zalimse istanbul
ankara da öyle olmuş
şuan da ankara,
istanbul’un 5 yıl önceki hali gibi
ama mutlu görünen acı dolu şehirler
her acının üzerine beton döken şehirler
mutlu olmak için her şeyi barındıran
ama mutsuz olan şehirler
istanbul ankara
ama şimdi ANKARA
Çüşşşş.. Diyerek başlamak nasıl olur bu yazıya bilmiyorum ama, daha önce arayı hiç bu kadar açmamıştım.
Ama burası genelde derdimi paylaştığım yer olduğundan dolayı, hiç daha önce bu kadar dertsiz olmamıştım.
Terbiyesini bozmadığım bir blogtu burası. Söz vermiştim güya bi’ burası kalsın diye ama yok. Etmeden olmuyor.
Rahatlatmıyor başka türlü.
Oyuncağım olmuştur kelimeler çoğu zaman.
Edebiyat dersimin zayıf olmasına rağmen cümlelerim kurşun gibidir.
Tabi şu aralar eskisi kadar iyi değilim.
Ama kelimelerle oynamayı seviyorum. Continue reading
Uzun zaman olmuş yine saçmalamayalı.
Her şeyim değişti tabi.
Unuttum geri de bıraktıklarımı.
Ama en ilginç yanı da, yeniden sevmeye başladım istanbul’u.
Continue reading
ey digi digi aşk..
nereden vuracağını iyi biliyorsun beni..
kendime neresinde engel olamayacağımı iyi biliyorsun..
fenalardan vuruyorsun beni..
hem de çok fenalardan..
beni en çok rahatlatan ve sakinleştiren şeylerden biri çay yada kahve eşliğindeki sigara..
diğeri ise buraya saçma sapan şeyler yazmak.. Continue reading
Bir suredir sacmalamiyordum.. Bu araligi kapatabilmek icin biraz sacmalik yazayim dedim.. Bakalim neler sacmalayacagim..
• Istanbul icin siradan bir aksam.. Yagmurun ardindaki soguk bir hava.. Son baharin verdigi guzel tat ile agaclardan dusen sari yapraklari izleyerek yuruyordum.. Isten yeni cikmistim.. Saat henuz yediydi.. Elmadag’dan taksim meydana dogru adim adim gidiyordum.. Bir elimde semsiye ve aksam icin biraz aperatif Continue reading